Blogs

illustrations illustrations illustrations illustrations illustrations illustrations illustrations

Ruj, Blazer ve Cesaret / Bir "Biz" Hikâyesi

Published on Mar 02, 2026 by Duygu Blog

Ruj, Blazer ve Cesaret / Bir

Bu yazıda 8 Mart için küçük bir “biz dili” manifestosuna başlıyoruz: Türkiye’de kadınların kadınlara yazdığı güzellik, stil ve yaşam yazılarında dayanışma nasıl kuruluyor? SüslüTrendler derleminden yola çıkarak; kombin, makyaj, iyi oluş, takviye ve kariyer gibi sık tekrarlanan temaları; “biz” diye başlayan cümlelerin sıcaklığını ve bazen de taşıdığı beklentileri birlikte okuyacağız. Ruj burada sadece renk değil, bir cümle; blazer sadece parça değil, bir duruş: hem zarif hem net, hem şefkatli hem güçlü. Verinin gösterdiklerini hikâyeye, hikâyenin bıraktıklarını da birbirimize çevirelim, güzel verisetimizin üstünden gidelim.

Ruj sürmeden önce, çoğu sabah bir cümle kuruyoruz. Kimi zaman aynaya dönük, kimi zaman kalabalığa; kimi zaman sadece kendimize, kimi zaman başka bir kadına. “Bugün kendim için.” “Bugün işim var.” “Bugün hiç hâlim yok ama yine de çıkacağım.” Bu cümlelerin bazıları fısıltı gibi; bazıları net ve yüksek. Ve nedense en güçlü olanları çoğu zaman tekil değil: “Ben” diye başlamıyor, “Biz” diye başlıyor.

Bu yazımda, ben bu “biz”in peşine düştüm. Çünkü Türkiye’de kadınların kadınlara yazdığı güzellik–stil metinlerinde, yüzeyde parıltı var: ruj tonları, blazer kalıpları, kombin önerileri, “şunu yap” listeleri. Ama metnin alt katmanında başka bir şey daha akıyor: birbirimize tutunma biçimlerimiz. Bir gün “kendine güvenen kadın” diye çağıran, başka bir gün “yorgunsan yavaşla” diye izin veren; bazen cesareti büyüten, bazen de fark etmeden ölçü koyan bir dil.

Bu yazı bir değerlendirme yazısı değil; bir 8 Mart etiketi de değil. Daha çok, yıllardır gözümüzün önünde duran gündelik cümlelere yakından bakma denemesi. “Şehirli kadın” dediğimizde kimi hayal ediyoruz? “Güçlü kadın” derken yükü kime bırakıyoruz? Ve en önemlisi: birbirimize konuşurken, dayanışmayı sadece sloganlarda mı kuruyoruz, yoksa küçük kelime seçimlerinde de mi?

Ruj, blazer ve cesaret… Üçü de gündelik, üçü de sembol. Ruj, kendine dönük bir şefkat anı olabiliyor; bazen de “hazır ol” diye dayatılan bir tempo. Blazer, toplantı odasında “ciddiye alın” deme biçimi; bazen de sadece sevdiğin bir kesim, omuzlarında iyi duran bir hat. Cesaret ise aralarından en sessizi: çoğu zaman gözle görünmüyor, ama her cümlede iz bırakıyor—özellikle “biz” dediğimiz yerde.

Bir araştırmacı olarak metinleri okumayı severim, işleyeceğim her metine önce kendi gözlerimle bakarım; ama bu sefer okumak, ölçmekten çok anlamak için. Bu blogta SüslüTrendler’de biriken yazılardan küçük izler toplayıp, onları bir hikâyeye çevireceğim: en sık dönen temalar, en çok tekrar eden kelimeler, ve bazı kalıpların nasıl hem güç verdiğini hem sınır çizdiğini… Sonunda amaç tek bir sonuç çıkarmak değil; daha kapsayıcı, daha nazik, daha dayanışmacı bir “biz”e yaklaşmak.

Additional Image

Hazırsak, önce bir cümleyi seçelim: Bugün “biz” ne demek? Bugün “biz”, birbirimize nasıl iyi gelir? Ve bugün, rujun altında hangi kelimeyi büyütmek isteriz?

Veriseti

Bugünkü verisetimiz Süslütrendler, kendisi ÖzenliDerlemin moda ve stil konularındaki alt seti oluyor. Bu verisetinde online dergi, blog yazıları ve diğer kaynaklardan oluşan yazılar yer alıyor, adı üstünde tüm kaynaklar özenle seçildi ve içerik kalitesine göre elemedne geçti. Bu veriseti toplamda 8.993 yazı ve 3 milyon ladar sözcük içeriyor ve 32MBlık bir büyüklüğe erişiyor.Yazı türlerini dediğim gibi makale olarak düşünebilirsiniz. Verisetindne bizlere hemen bir örnek gelsin:

Sevilen oyuncu Serenay Sarıkaya ile gerçekleştirdiğimiz moda çekiminde, zamansız şıklığı ve ışıltıyı bir araya getirdik. 2024'ü #MagnificentWonders kampanyasıyla mucizeler ve harikalar diyarında karşılayan Bulgari'nin çok özel mücevherlerini sezonun heykelimsi formlarıyla buluşturduk ve Serenay'ın varlığını senenin yıldızı siyah-beyaz dengesiyle ikonikleştirmek istedik. Aralık sayımızda ayrıca, TikTok'un makyaj devrimi, sekiz şık Fransız moda markasının başarı dolu hikayeleri, Teknoloji ve Gelecek Danışmanı Elif Çetin'den, sektörlerden kişisel görüşlere, sizi şaşırtacak detaylarla 2024 beklentilerini bulabilirsiniz..
.......

Verisetimizi tanidigimiza gore artik ilk konumuza gecebiliriz, “biz”li dil nerede basliyor, nerede bitiyor?

“Biz” Nerede Başlıyor? (Özne, Zamir ve Kişi Ekleriyle Küçük Bir Harita)

Biz dilinin kullanimini anlamak icin verisetinde gecen tum kisi zamirlerini topladim ve saydim. “Biz”in kac kez gectigini bulmak icin spaCy Turkce paketinden yararlandim, bulmak istedigim zamirleri de ifade eslectirici Matcherla topladim. Daha once spaCy kodu veya Matcher kodu yapmadiysaniz korkmayin:), kod su sekilde:

import spacy
from spacy.matcher import Matcher

nlp = spacy.load("tr_core_news_trf")

matcher = Matcher(nlp.vocab)

# "biz" zamiri: lemma=biz ve kişisel zamir olduğuna dair tag ipucu (varsa)
pattern_biz = [
    {
        "LEMMA": "biz",
        "TAG": "Pers",
    }
]
matcher.add("BIZ_PRON", [pattern_biz])

text = "Biz bugün bize iyi gelecek şeyi seçiyoruz. Bizim için küçük bir adım."
doc = nlp(text)

for match_id, start, end in matcher(doc):
    span = doc[start:end]
    print(nlp.vocab.strings[match_id], span.text, span.lemma_)

Bu ornekte koku “biz” olan butun kisi zamirlerini topladim. Matcher’a verdigim desende LEMMA:biz koku biz olan tum sozcukler demektir, TAG:pers yaparsaniz bu socuklerden kizi zamiri olanlar secilir. Biz icin 2.sinin pek bir anlami yoktur, biz sadece kisi zamiri olarak kullanilir ama bu patterni “o” ve “onlar” icin kullanirsaniz isler degisir, malum bu 2 sozcuk hem gosterme zamiri hem de kisisel zamir olarak kullanilir, unutmayin biz kisi zamislerini ariyoruz. Zamir diyince akla bir de “kendi” gelir ama kendi kisilerden bahsetse de teknik olarak bir kisi zamiri degildir, donuslu zamirdir. spaCy Turkce paketinde TAG:Reflex (reflexive pronoun) olarak aramaniz gerekir.

“Biz” (ve de diger kisi zamirleri) ozne oldugu zaman acikca yazilmaz (bu durumu ortaokulda gizli ozne olarak gormussunuzdur), bu durumda da kisileri saymak icin cumlenin fiil cekimine bakariz, (yine ortaokulda ogrendiginiz sekilde) birinci/ikinci/ucuncu ve tekil/cogul kisileri cekimlemek fiil kisi ekleriyle olur : gidiyorum, gidiyoruz, gidiyorsun .. Bu sekilde de cumledeki tum fiilleri toplayip sonra da kisi eklerine bakmamiz gerekiyor. Hemen ufak bir ornek yapalim:

>>> sentence = "Biz de gidiyoruz"
>>> doc=nlp(sentence)
>>> for ent in doc:
  print(ent, ent.pos_, ent.tag_, ent.morph)

Biz PRON Pers Case=Nom|Number=Plur|Person=1
de CCONJ Conj 
gidiyoruz VERB Verb Aspect=Prog|Number=Plur|Person=1|Polarity=Pos|Tense=Pres

Yukardaki ufak ornege baktigimizda fiili VERB goreviyle taniyabiliriz, bicimbilimsel ozelliklerine bakarsak da 2. ve 3. yerlerde Number=Plur|Person=1 goruruz, takdir edersiniz ki bu da cogul birinci kisidir. Bir onceki kodda oldugu gibi Matcherla fiilleri topladim, sonra da kisi eklerine baktim ve hepsini saydim.

Haydi o zaman sayilara geciyoruz. Iste sayilarin grafigi:

Sol tarafa bakarsak, metnin anlatıcı konumunun “ben” merkezli bir günlükten çok kolektif ve okur-odaklı bir sese kaydığını gösteriyor: “biz” en yüksek etiket olarak öne çıkarken “siz” ve “ben” ikinci bir katman oluşturuyor. Bu kombinasyon genelde “birlikte yapıyoruz / birlikte düşünüyoruz” çerçevesi (biz) ile “okura rehberlik eden” hitap (siz) arasında gidip gelen bir üsluba işaret eder; buna karşılık “sen”in belirgin biçimde düşük kalması, samimi tekil muhatap yerine daha genel-kitleye dönük, mesafeli-nazik bir adresleme tercih edildiğini düşündürüyor. “onlar”ın varlığı metnin yer yer üçüncü şahıs üzerinden genelleme/karşılaştırma kurduğunu (gruplar, örnekler) ima ediyor.

Sag tarafa bakarsak da, bu pasta grafiği zamirlerin oransal dağılımını gösteriyor: en büyük pay “o” (%38), yani metinlerin önemli bir kısmı üçüncü şahıs referansları üzerinden akıyor. “biz” (%23) ve “ben” (%18) birlikte düşünüldüğünde anlatıda hem kolektif bir çerçeve hem de kişisel bir ses güçlü. “siz” (%12) okura dönük hitabın belirgin olduğunu, “sen” (%5) ve “onlar” (%4) ise tekil samimi muhatap ve “dış grup” kurmanın daha sınırlı kaldığını ima ediyor.

Bu iki görseli yan yana koyunca iki tamamlayıcı şey okunuyor: çubuk grafikte ham frekans açısından “biz”in tepe yapması, metnin söylemsel olarak sık sık kolektif bir “biz” kurduğunu (birlikte yapma/aitlik/ortak konum alma) gösteriyor; pasta grafikte ise oranlar bu tabloyu dengeliyor ve özellikle “o”nun %38 ile en büyük payı alması, anlatının önemli bir bölümünün üçüncü şahıs/üçüncü referans üzerinden aktığını (kişiler, örnek vakalar, genel “o”, ya da metin içi anafor) ima ediyor. Aynı anda “ben” (%18) ve “siz” (%12) hatırı sayılır düzeyde kaldığı için, üslup tek bir perspektife kilitli değil: bir yandan kişisel deneyim/öz-anlatı (“ben”), bir yandan okura yönelen didaktik/rehber ton (“siz”), bir yandan da kapsayıcı/kollektif çerçeve (“biz”). “Sen” (%5) ve “onlar” (%4) görece düşük; bu da samimi tekil muhataptan (“sen”) ziyade daha kamusal/nazik adresleme (“siz”) ve sınırlı ölçüde dış grup kurma (“onlar”) eğilimiyle uyumlu.

Verisetinin yazi dilini anladigimiza gore artik verisetinin icinde ne oldugunu anlamaya daha cok yonelebiliriz. Verisetinin neyden bahsettigini anlamak icin sozcuklere dalicaz.


Veriseti Karaketristikleri

Veriseti ne olursa olsun, konu ne olursa olsun bir verisetini olcup bicmenin ilk adimi tabi ki kendisini olusturan en atomik parcalara - yani yani sozcuklere bakmaktir. Sozcuklere bakarken en cok anlmi tasiyan 3 gruba, isim, sifat ve fiillere bakariz, Turkce bir sete bakiyorsak da mutlaka sozcuklerin kokleriyle bu islemi yapariz. Aksi takdirde asagudaki sekilde koleksiyon, koleksiyonlar, koleksiyonlara vb ayni sozcugun farkli cekim ekleriyle cekimlenmis hallerini goruruz, bu hem okunakliliga olanak birakmaz hem de anlamsal kutleyi bolmus ve dagitmis oluruz. Kokleri yine spaCy paketi lemma_ ile topladim, verisetindeki her makalenin ustundne gittim, kokleri topladim ve toplami saydim. iste sonuclariniz:

Wordcloud (nouns)
Wordcloud (adjectives)
Wordcloud (verbs)

Soldan saga gidersek, once isimleri goruyoruz, belirgin isimlerde koleksiyon, iliski ve tasarimci var, daha ufak boylarda ise marka, hediye, koku, deneyim, dunya, sac, parca, urun, saglik, yemek, moda, hayat, is ve duygu sozcuklerini goruyorum. Moda dergileri icin gauet uygun duruyor, moda, tasarimcilar, kolesiyonlar, benim de severek okdugum iliskiler bolumunde kadin-erkek iliskileri, parfum, sac, makyaj sayfalari, hediye onerileri saglik ve yemek sayfalari, karoyer tanitim sayfalari .. Ortada ise sifatlar var goze carpan kadin var (mukmmel), sonrasinda, sik,sosyal, kisiel, parlak, altin sozcukleri gozume carpti, sosyal ortamlar icin sik kiyafetler, kisisel tarz ve parlak stiller, altin takilarla suslu, ne dersiniz? Fiil koklerinde ise tabi ki en basta yasamak, yaratmak, hazirlamak, kazanmak var, ama yasamaktan once sunmak var, kadinlara sunulan oneriler ve olanaklar var tabi, toplumlarin artik sadece erkeklere degil kadinlara da bir seyler sunulan bicime donusmesi var. Yine de en basta yasamak ve dahi yaratmak var, ne de olsa sifirdan yaratmak dogada sadece kadinlara sunulmus bir ayricaliktir. Kazanmak ise artik kadinlara da dusuyor, hicbir kadin rekabetten cekilmek zorunda degil.

Son olarak setteki

Similar Stories

Ruj, Blazer ve Cesaret / Bir

Ruj, Blazer ve Cesaret / Bir "Biz" Hikâyesi

Bu yazıda 8 Mart için küçük bir “biz dili” manifestosuna başlıyoruz: Türkiye’de kadınların kadınlara yazdığı güzellik, stil ve yaşam yazılarında dayanışma nasıl kuruluyor? SüslüTrendler derleminden yola çıkarak; kombin, makyaj, iyi...

Read More